Instagram’daki Dolandırıcılar Nereye Şikayet Edilir? Konya’dan Bir Gençten Farklı Bakışlar İçimdeki Mühendis ve Sistemsel Bakış Konya’nın sakin bir akşamında bilgisayarımın başına otururken, Instagram’da dolandırıcılık hikâyelerini inceliyorum. İçimdeki mühendis diyor ki: “Bu işin sistematik bir yolu var, olayı adım adım çözmek lazım.” İşin mantıksal kısmı basit: bir dolandırıcıyı şikayet etmek için önce kanıt toplamalısın, hesap bilgilerini kaydetmelisin ve Instagram’ın resmi şikayet kanallarını kullanmalısın. Instagram, kullanıcı güvenliğine önem veriyor ve dolandırıcılık, sahte hesap veya spam durumlarında özel bir raporlama formu sunuyor. Buradan kullanıcılar, dolandırıcı içerik veya mesajları doğrudan bildirebiliyor. İçimdeki mühendis bunu adeta bir algoritma gibi değerlendiriyor: 1. Hesabın profiline git. 2.…
Yorum BırakGünlük Notlar Yazılar
Müsellim Ne Demek Osmanlıca? Pedagojik Bir Bakış Öğrenmenin dönüştürücü gücünü gözlemlemek, her zaman bana büyüleyici gelmiştir. Bir kelimenin, hatta tek bir terimin geçmişteki toplumsal işlevini anlamak, sadece tarihsel bilgi kazandırmakla kalmaz; aynı zamanda zihinsel esnekliği, eleştirel bakışı ve empatiyi de geliştirir. Osmanlıca’da “müsellim” kelimesi, ilk bakışta belki sadece bir meslek unvanı gibi görünür. Ancak pedagojik bir mercekten baktığımızda, bu kavram öğrenme süreçlerinin, öğretim yöntemlerinin ve toplumsal yapının kesişim noktasında anlam kazanır. Müsellim Kelimesinin Tarihsel ve Osmanlıca Bağlamı Osmanlıca’da “müsellim”, kökeni Arapça “teslim eden” veya “sorumlu kılan” anlamına gelen bir kelimedir. Tarihsel olarak, müsellimler belirli bir bölgenin idari ve güvenlik işlerinden…
Yorum Bırakİnsan Davranışını Mercek Altına Almak: Devlet Eczacılığı ve Psikoloji Bazen bir ücret bordrosuna bakarken sadece sayılar görürüz; ama insan zihni, bu sayıların ardındaki duygusal zekâ ve bilişsel süreçlerle şekillenir. Devlette çalışan eczacıların maaşları hakkında bilgi toplarken, sadece rakamlara odaklanmak yerine, bu durumun insanların psikolojisi üzerinde nasıl etkiler bıraktığını incelemek ilginçtir. Bu yazıda, devlet eczacılarının maaşlarını bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden ele alacağız ve kendi deneyimlerinizi sorgulamanızı sağlayacak sorularla ilerleyeceğiz. Bilişsel Psikoloji Perspektifi: Maaş Algısı ve Karar Verme Bilişsel psikoloji, insanların bilgiyi nasıl işlediğini ve kararlarını nasıl verdiğini inceler. Eczacılar için maaş, sadece bir gelir kaynağı değil; aynı zamanda mesleki…
Yorum BırakHyaluronik Asit Ciltteki Lekelere İyi Gelir Mi? Ankara Günlerinden Bir Hikâye Ankara’nın sabahları başka oluyor, özellikle de Kızılay sokaklarında kahve alırken. Ben, 25 yaşında ekonomi mezunu bir genç olarak, veri ve grafiklerle haşır neşir olmayı severim ama bir yandan da cilt bakımına meraklıyım. İşte tam bu noktada aklıma takılan soru: Hyaluronik asit ciltteki lekelere iyi gelir mi? Çocukken annem sürekli “Güneşten kaç, yoksa yüzünde leke olur” derdi. O zamanlar yüz lekeleriyle ilgilenmek bana saçma gelirdi. Ama iş hayatına atıldıkça, ekrandaki uzun saatler, kahve, stres ve Ankara’nın rüzgarlı havası yüzünden cildimde değişimler görmeye başladım. İşte o zaman hyaluronik asidin adını duyunca…
Yorum BırakHücre Atom Mu? – Küresel ve Yerel Perspektiflerle Bir Keşif Hücre atom mu? sorusu, bilim dünyasında sıkça tartışılan ama günlük hayatımızda pek üzerinde durmadığımız bir konu. Bursa’da yaşayan 26 yaşında bir beyaz yaka olarak hem Türkiye’yi hem de dünyayı yakından takip eden biri perspektifinden bakınca, bu soru sadece biyolojiyi değil, kültürü, eğitimi ve bilimsel yaklaşımı da içine alıyor. Arkadaşlarıma anlatır gibi anlatacak olursam, konu gerçekten hem kafa açıcı hem de bazen kafa karıştırıcı. Hücre, bizim bedenimizin temel yapı taşıdır. Ama atom, daha da küçük; aslında hücreyi oluşturan yapı taşlarının yapı taşları. Buradan yola çıkınca “hücre atom mu?” sorusunun cevabı basit…
Yorum Bırak2 Hudut Alay Komutanlığı Nerede? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifi Günlük hayatın içinde dolaşırken, çoğu zaman farkında olmadan çevremizdeki güç yapıları ve mekânsal düzenlemelerin sosyal hayatı nasıl şekillendirdiğini gözlemliyorum. İstanbul sokaklarında, metrobüslerde ya da çalıştığım sivil toplum kuruluşunun ofisinde, farklı grupların devletin ve özellikle askeri kurumların varlığından nasıl etkilendiğine sık sık tanık oluyorum. Bu bağlamda, “2 hudut alay komutanlığı nerede?” sorusu sadece coğrafi bir merak değil; toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından düşündüğümüzde, bireylerin deneyimlerini ve algılarını şekillendiren bir soruya dönüşüyor. Askeri Mekânların Toplumsal Cinsiyet Algısı Sokakta yürürken ya da toplu taşımada gözlemlediğim bazı sahneler, askeri alanların toplumsal…
Yorum BırakKaram: Edebiyatın Derinliklerinde Bir Sözcüğün Yolculuğu Edebiyat, kelimelerin sadece anlam ile değil, aynı zamanda insan ruhunu şekillendiren bir güç ile dokunduğu bir alan olarak tanımlanabilir. Her metin, her cümle birer sembol, her karakter birer ayna, her tema ise insan deneyiminin bir izdüşümüdür. Bu bağlamda, “karam” kelimesi, Türk Dil Kurumu’na göre karışıklık, belirsizlik, karmaşa ve yoğun duygusal durumları ifade eden bir kavram olarak karşımıza çıkar. Ancak edebiyat perspektifinden baktığımızda, karamın anlamı yalnızca sözlük tanımına hapsolmaz; o, metinler arasında dolaşan, karakterlerin iç dünyasında yankılanan, okurun kendi zihninde çerçevelenen bir duygusal ve kavramsal yoğunluktur. Karam ve Anlatıların Dönüştürücü Gücü Edebiyatın büyüsü, okuru yalnızca…
Yorum BırakKültürlerin Gözünden Zaman ve Yok Oluş: Dinozorlar ve İnsanlık Deneyimi Farklı coğrafyalarda, farklı iklimlerde ve farklı toplumsal yapılarda yaşamış insan topluluklarını düşündüğümüzde, zaman kavramı her kültürde farklı şekillerde algılanır. Benim merakım, sadece geçmişe dair bilgi birikimiyle sınırlı kalmıyor; kültürlerin zamanı nasıl anlamlandırdığını, ritüeller, semboller ve akrabalık yapıları üzerinden nasıl deneyimlediğini keşfetmeye de uzanıyor. İşte bu merakın bir sonucu olarak, insanın kendini ve çevresini anlamlandırma biçimleri üzerinden, Dinozorlar hangi jeolojik zamanda yok oldu? kültürel görelilik çerçevesinde bir yolculuğa çıkmak istiyorum. Zamanın Katmanları: Jeolojik ve Kültürel Perspektifler Bilimsel literatür, dinozorların yaklaşık 66 milyon yıl önce, Mezozoik Çağ’ın son döneminde yok olduğunu ortaya…
Yorum BırakKüllü Nefsın Zaikatül Mevt Ayeti Hangi Surede Geçiyor? Hayatın anlamı üzerine düşündüğümüzde, çoğumuz ölümün ne kadar kaçınılmaz olduğunu fark ediyoruz. “Küllü nefsin zaikatül mevt” ayeti de bu kaçınılmaz sona dair önemli bir hatırlatmadır. Bu ifadeyle anlatılmak istenen, her canlının bir gün ölümü tadacağı gerçeğidir. Peki bu ayet hangi surede geçiyor? Eğer bir gün bir İslam metnini okuyacak, o metinlerden birinde ölümün kaçınılmazlığına dair bir hatırlatma yapacak olursak, bunun yer aldığı sureyi bilmek, anlamını kavrayabilmek de önemlidir. Ben de hayatım boyunca, çocukluğumdan başlayarak her an karşılaştığım insanlar, okuduğum kitaplar ve dinlediğim derslerle hep bu soruyu düşündüm. Bu yazıda da işte bu…
Yorum BırakHoroz Yumurtaya Yatar mı? Geleceğe Bakış Ankara’da yaşayan, teknolojiye meraklı bir genç olarak, zaman zaman geleceğe dair düşüncelerimle kafamı meşgul ederim. “Horoz yumurtaya yatar mı?” sorusu, bugün kulağa biraz tuhaf gelebilir ama geleceğe dönük düşündüğümüzde, bu sorunun gündelik hayatımıza, işimize ve ilişkilerimize nasıl yansıyabileceğini hayal etmek bile ilginç. İçimdeki umutlu taraf diyor ki: “Ya horozlar gerçekten yumurtaya yatacak kadar değişirse, ya biyolojiyle ilgili anlayışımız tamamen evrilirse?” İçimdeki kaygılı taraf ise hemen ekliyor: “Ya bu durum kontrolümüzün dışında gelişirse ve hayatın akışı beklenmedik şekilde değişirse?” Bugün biliyoruz ki, horoz yumurtaya yatmaz; biyolojik olarak yalnızca dişi tavuklar kuluçkaya yatar. Ama ben geleceğe…
Yorum Bırak